İstanbulluyum sanıyordum Litvanyalı çıktım!

İstanbul’da bir taksiye bindiğinizde, taksimetrenin açılışından hemen sonra devreye giren kadim bir soru vardır: Memleket nere?

Memleket sorusu, sadece bir sohbet başlatıcı değil, gayriresmi bir kimlik kontrolüdür. Eğer saf saf ”İstanbulluyum“ derseniz, taksicinin dikiz aynasından size attığı o “gerçek memleketini gizleyen, şüpheli şahıs” bakışından kaçamazsınız. İllaki dedenizin dedesinin nüfusa kayıtlı olduğu o köyü duymak ister. Güvenli bir liman olan “Biz aslında Selanik göçmeniyiz…” cümlesi de bu sohbetlerde devreye girer.

Peki, gerçekten nereliyiz?

Hatırlarsanız 2018 yılında e-Devlet, alt-üst soy bilgilerinizi görebildiğiniz bir hizmeti ilk defa açtığında sistem kilitlenmiş, sunucular çökmüştü. Çünkü hepimiz gizli birer şehzade, kont ya da en kötü ihtimalle bir göçmenlik hikayesi arıyorduk. e-Devlet’teki sistemin çalışma mantığı aslında şu; Osmanlı‘nın son dönem nüfus sayımlarına, yani genellikle 1800‘lü yılların ortalarına kadar giden bir arşivdir. Yani size büyükdedenizin hangi köyde doğduğunu söyler ama o köyden öncesini, yani bin yıl önceki büyük göç yollarınızı bilmez.

İşte tam bu noktada, Silikon Vadisi’nin milyarlarca dolarlık biyoteknoloji dünyası imdadımıza yetişiyor. Taksicilerin dikiz aynasından çözmeye çalıştığı o derin köken muammasını, Amerikalı bilim insanları plastik bir tüpe bıraktığınız bir parça tükürükle çözüyor. Üstelik düşündüğünüzden çok daha az bir parayla.

Dünyadaki akrabalarınızı bulun

TIME dergisi tarafından 2008 yılında ‘Yılın İcadı’ olarak seçilen ve doğrudan tüketiciye yönelik genetik testlerin öncüsü olan 23andMe isimli şirketle, ben de bundan birkaç yıl öncesinde tanıştım ve testimi yaptırdım. Daha öncesinde DNA testi yaptırmak için bir hastaneye gitmeniz, genetik danışman bulmanız ve devasa paralar gerekiyordu.

23andMe ise tüm bu ezberleri bozdu. Sistemin çalışma yöntemi oldukça basit; internetten verdiğiniz DNA kiti siparişiniz sonrasında şık bir kutunun içinden çıkan plastik tüpün içine tükürün ve bunu dünyanın öbür ucundaki bir laboratuvara postalayın.

Sonrasında genetik kodlarınız, şirketin elindeki devasa küresel veri tabanlarıyla ve dünyanın dört bir yanından toplanmış referans popülasyon örnekleriyle karşılaştırılıyor ve karmaşık algoritmalar sizin için çalışıyor. Yaklaşık iki haftalık bir bekleme sürecinin sonunda da iki ana başlıkta hayatınızın en detaylı (ve bazen en şoke edici) raporu elinizde oluyor.

Kitlerin fiyatı raporun kapsamına göre 80-400 dolar aralığında.

 

Rapordaki başlıklar kısaca şöyle:

1. Soy ağacı ve küresel hemşehrilik haritası

Bana göre raporun en eğlenceli kısmı bu. Sayfayı açtığınızda karşınıza interaktif bir dünya haritası ve yanında bir yüzde tablosu çıkar. DNA‘nız dünya çapında 3 binden fazla coğrafi bölgeyle kıyaslanır. Size “Sen yüzde 100 Türk’sün” veya “Sen İngiliz’sin” demez. Bunun yerine coğrafi havuzlara böler.

Örneğin; yüzde 52 Anadolu, yüzde 18 Doğu Avrupa ve Balkanlar, yüzde 12 Kafkasya, yüzde 5 Levant gibi bir pasta grafiği sunar. Harita üzerinde hangi ülkelerle ve o ülkelerin hangi şehirleriyle daha yoğun genetik eşleşmeniz olduğu koyu renklerle vurgulanır. Evet, şehirlere kadar gösteriyor. İşte tam bu noktada benim raporda Litvanya’yı görünce gözümün önüne sarışın, uzun boylu atalarım geldi ama aynaya baktığımda karşımdaki dümdüz esmer benden başkası değildi.

Sistemin Müge Anlı bölümünde ise eşleşme oranınıza göre dünyanın dört bir yanındaki akrabalarınızı görebiliyorsunuz. Eğer kullanıcılar izin vermişse, bu sistem üzerinden hiç tanımadığınız uzak akrabalarınıza mesaj atabilir, soyağacınızdaki ortak dedeyi bulmaya çalışabilirsiniz. Evlatlık edinilen veya ailesini kaybeden binlerce insan biyolojik ailelerini bu özellik sayesinde bulmuş.

2. Sağlık riskleri ve genetik yatkınlıklar

İşin ciddileştiği yer burası. Test, DNA diziliminizdeki belirli varyasyonları inceleyerek gelecekte başınıza gelebilecek sağlık sorunlarına dair ipuçları veriyor. Alzheimer, Parkinson veya çölyak gibi hastalıklara karşı genetik olarak ortalamadan daha yatkın olup olmadığınızı listeliyor. Tabii bu kesin bir tanı değil, sadece biyolojinizin size fısıldadığı bir ihtimaller fragmanı oluyor. Test, örneğin DNA’nızda risk artıran APOE geninin (özellikle e4 varyantı) olup olmadığına bakar. Eğer bu genden iki kopya taşıyorsanız, gelecekte Alzheimer olma riskinizin yüksek olduğunu gösterir.

Bu noktada şunu hatırlatayım; 23andMe bir hastalık için sizde ‘Yüksek risk’ bulduğunda, o hastalığa mutlaka yakalanacağınız anlamına gelmez. Yaşam tarzınız, beslenmeniz ve stres seviyeniz o genin uyanıp uyanmayacağını belirler. Tam tersi de geçerlidir; raporda bir hastalık için ‘Risk bulunamadı’ yazması, o hastalıktan tamamen muaf olduğunuz anlamına gelmez. Çünkü şirket sadece dünyaca bilinen ve taranması kolay olan belirli mutasyonlara bakar, geri kalan milyarlarca harflik DNA kombinasyonunu tamamen çözmüş değildir.

Kısacası sağlık bölümü, insanlara kendi biyolojik zayıf noktalarını gösteren, sigarayı bırakmak veya spora başlamak için bilimsel bir motivasyon sağlayan, ancak panikatak tetikleme potansiyeli de oldukça yüksek olan dijital bir tıp karnesi.

Bu iki ana rapor dışında bir de genlerinizin dış görünüşünüz ve alışkanlıklarınız üzerindeki etkisini eğlenceli bir dille anlatan kısım var.

Psikolojim bu teste hazır mı?

Testi çocuklarınız ya da ebeveynlerinizle birlikte yaptığınızda karşınıza çok daha detaylı bilgiler çıkıyor. “Bu çocuk kime çekmiş!” lafının sonucunu muazzam bir ayrıntıyla görebilirsiniz. Raporunuzda, DNA‘nızın hangi parçasını annenizden, hangisini babanızdan aldığınızı santim santim, renk kodlarıyla görüyorsunuz.

Genetik olarak hangi tarafın sizde daha baskın olduğunu, hangi soyun mirasını fiziksel ve biyolojik olarak daha yoğun taşıdığınızı bilimsel bir netlikle karşınızda buluyorsunuz.

Genetik haritanızı çıkarma fikri ne kadar cazip gelse de acı bir gerçeğimiz var. 23andMe Türkiye’de resmi olarak yasak. Sağlık Bakanlığı ve KVKK mevzuatları gereği, vatandaşların biyolojik verilerinin yurt dışındaki laboratuvarlara gönderilmesi sıkı şekilde kısıtlı. Yani internetten sipariş verseniz bile kit gümrük duvarını aşamaz. Peki, bizim insanımız bir yolunu bulmaz mı? Tabii ki bulur. En yaygın yöntem, bir yurt dışı seyahati (özellikle Amerika veya Avrupa ülkelerine) esnasında kiti oradaki bir adrese sipariş etmek ya da bir mağazadan satın alıp otel odasında tüpü doldurmaktır. Burada en kritik nokta, tükürük örneğini yine o ülkenin içindeyken yerel postaya vermek; çünkü Türkiye‘den yurt dışına içinde biyolojik sıvı olan bir tüpü kargolamaya çalışmak gümrükte doğrudan takılmanıza neden oluyor.

Diyelim ki tüm bu lojistik çileyi çektiniz ve rapora ulaştınız… Biraz eğlence ararken hayatınızı altüst edecek şoke edici gerçekleri de bir gecede bulabilirsiniz. Zira dünyada bu testin ‘Akraba Eşleşmesi’ bölümü yüzünden öz babası sandığı kişinin biyolojik babası olmadığını öğrenen, gizli bir evlatlık hikayesiyle sarsılan ya da tanımadığı düzinelerce yarım kardeşle karşılaşan binlerce insan var.

Bu kitlerin fiyatı, almak istediğiniz raporun derinliğine göre 80 ile 400 dolar arasında değişiyor. Bir başka konu ise bu tip şirketlere yapılabilecek siber saldırılar. Bir süre önce 23andMe, siber saldırılar, veri sızıntıları ve hatalı iş modelleri yüzünden finansal olarak havlu atıp iflas koruma süreçlerine girdi ancak yeniden yapılandı. İşte tam bu noktada sistemin en büyük etik açmazı ortaya çıkıyor. Bir teknoloji şirketi batabilir, satılabilir, icralık olabilir ya da el değiştirebilir; fakat siz o tüpün içine bir kere tükürdüğünüzde, en gizli ve en mahrem şifrenizi, yani yaşam kodunuzu teslim etmiş oluyorsunuz.

Bugün eğlenerek baktığımız o yüzde 1’lik Balkan göçmenliği raporu, yarın bir gün büyük ilaç devlerinin veya sigorta şirketlerinin veri havuzunda ticari bir metaya dönüşme riski taşıyor.

DNA’nızın Amerikalıların eline geçmesini umursamıyorsanız denemekten bir zarar çıkmaz. Bugün 23andMe dışında bu testi yapan onlarca başla şirket de var.

Ancak DNA testini bir doğum günü veya yılbaşı hediyesi konseptine indirgeyip, insanları plastik bir tüpe tükürmenin havalı bir şey olduğuna ikna eden ve bu sektörü sıfırdan inşa eden ilk isim kesinlikle 23andMe‘ydi.