810 bin vatandaşlık başvurusu: Özgür Liberland Cumhuriyeti

Seçimlerin blokzincirle yapıldığı, “kripto-demokratik” bir ütopya olarak kurulan Özgür Liberland Cumhuriyeti, 11 yılda 810 bin vatandaşlık başvurusu aldı. Ağustos ayında da ilk fiziksel temsilciliği açıldı.

Dijital çağın en garip hallerinden biri, varlığını sadece ekranlarda sürdüren hayali bir ülkenin size “vatandaşlık borcunuzu” hatırlatması herhalde. Geçtiğimiz günlerde e-posta kutuma düşen o mesaj şöyle diyordu:

“Sevgili Berna,

Liberland vatandaşlık başvurunuzu 26.04.2015 tarihinde başlattınız ancak tamamlamadınız. Anlıyoruz; çeşitli sebeplerle kararsız hissediyor olabilirsiniz, bu yüzden öncelikle temel bilgileri gözden geçirmekte özgürsünüz.

Liberland’ın her vatandaşı ülkenin bir hissedarıdır. Vergiler gönüllüdür ve bunları ödemeyi seçerseniz karşılığında merit (kripto para birimi) kazanırsınız.”

Aradan yıllar geçmiş, ben o başvuruyu çoktan unutmuşum ama Liberland’ın bürokratik (veya algoritma diyelim) hafızası beni unutmamıştı!

Peki nedir bu Özgür Liberland Cumhuriyeti?

Her şey 2015’in nisan ayında, Çek aktivist ve siyasetçi Vít Jedlička’nın Tuna Nehri kıyısında, Hırvatistan ile Sırbistan sınırları arasında kalan küçük bir araziyi keşfetmesiyle başladı. Tarihi sınır anlaşmazlıkları, nehir yataklarının zamanla yer değiştirmesi ve iki ülkenin de bu toprak parçasını kendi haritalarında tutmak istememesi, ortaya hukuki anlamda terra nullius -yani “hiç kimsenin toprağı”- statüsünde bir alan çıkarmıştı.

Yaklaşık 7 kilometrekarelik bu orman ve taşkın yatağını, Jedlička ve arkadaşları için modern devlet mekanizmalarına karşı bir laboratuvar potansiyeli taşıyordu. Böylece 13 Nisan 2015’te dikilen bayrakla birlikte Özgür Liberland Cumhuriyeti doğdu.

Peki, kelimenin tam anlamıyla haritada kimsenin sahiplenmediği bu köşede türeyen yapı aslında tam olarak neyi savunuyor?

Gönüllü vergi sistemi

 

Temelini vatandaşın hayatına, cebine ve tercihlerine mümkün mertebe karışmadığı bir “gece bekçisi” rolüyle sınırlandıran minimal devlet anlayışı oluşturuyor. Burada bireyin mülkiyet hakları, kazançları ve kişisel alanı tamamen dokunulmaz kabul ediliyor; kısacası kimsenin özgürlüğüne ipotek koymayan saf bir “yaşa ve yaşat” düsturu geçerli.

Demokrasi ise blokzincir yoluyla ilerliyor. Kararların, şeffaf dijital defterler ve “Liberland Merits” adı verilen kripto tabanlı yönetişim token’ları ile alındığı merkeziyetsiz bir yapısı var.

Bu felsefenin en can alıcı pratiklerinden biri de devletlerin en sevimsiz icadını kökten reddetmesi; yani sistemin tamamen “gönüllü vergilendirme” esasına dayanması. Kimse cebinizden zorla para almıyor, bütçe katkısını tamamen kendi vicdanınıza ve rızanıza bırakıyorlar.

Kulağa harika geliyor değil mi? Kağıt üzerinde veya daha doğrusu ekranlardaki bu mikro ulus büyük bir ilgi gördü; dünyanın dört bir yanından gelen teknoloji girişimcileri, liberteryenler ve kripto meraklıları sayesinde vatandaşlık başvuruları 810 bini çoktan aştı.

“Hemen başvurayım, yarın vergi ödemeden yan gelip yatayım” diye düşünüyorsanız, öyle elinizi kolunuzu sallayarak bu ütopya topraklarına (dijitalde bile olsa) giremiyorsunuz. Vatandaşlık için aranan o şartlardan bazıları şöyle:

Özel mülkiyete ve özgürlüğe tapacaksınız: Başkalarının haklarına, yaşam tarzına ve en önemlisi özel mülkiyete sonuna kadar saygı duyduğunuzu kanıtlayan liberteryen bir kafa yapısına sahip olmanız bekleniyor.

Geçmişinizde leke olmayacak: Adli sicilinizin pırıl pırıl, cam gibi temiz olması şart. Kesinlikle Nazi veya komünist bir bağlantının olmaması isteniyor.

Niyet mektubu ve dijital vesikalık: Kendinizi anlatan, Liberland’a neden vatandaş olmak istediğinizi belirten bir niyet mektubu yazmanız ve pasaportunuzun fotoğraflı sayfasını sisteme yüklemeniz gerekiyor.

Bitmedi. Araziye ayak basmaya kalktığınız an karşınızda Hırvat polisini buluyorsunuz. Hırvatistan araziye ayak basma veya barınma girişimlerini yasa dışı sınır ihlali sayarak, kurulan geçici çadırları düzenli olarak yıkıyor. Komşu Sırbistan ise toprak iddiası olmadığı için durumu zararsız bir fantezi olarak izliyor.

Fiziksel olarak üzerinde yaşayamadığınız, polisin barınmanıza izin vermediği, hiçbir resmi devlet tarafından tanınmayan bu vatandaşlık, dijital dünya ve kripto ekosisteminde pratik avantajlar sunuyor.
Mesela Liberland’ın e-ikamet ve dijital kimlik kartları; Kraken ve Bitwage gibi uluslararası bazı kripto platformlarında hesap açma ve doğrulama süreçlerinde işinize yarayabiliyor. Özetle; kripto dünyasında iş yapan, dijital egemenliğe inanan ve global bir özgürlükçü kulübün parçası olmak isteyenler için dijital bir kartvizit ve topluluk üyeliği işlevi görüyor.

25 Aralık’ta seçim var

Yöneticiler için yılda tam dört kez blokzincir üzerinden seçim yapılıyor. Ama ülkenin kurucu başkanı Vít Jedlička koltuğundan bir milim bile kıpırdamıyor.Peki hani her çeyrekte seçim vardı, hani blokzincir demokrasiydi?

Olayı bir start-up mantığıyla okuyalım. Vít Jedlička bir başbakan ya da dört yılda bir oy toplayan sıradan bir siyasetçi değil; kendisi bu “şirketin” kurucu CEO’su ve ana hissedarı. Liberland bir devlet olmaktan ziyade, ideolojik bir girişim projesi. Sıradaki Kongre seçimleri ve oylama süreci 25 Aralık 2026 tarihinde sonuçlanacak.

Liberland, fiziksel dünyadaki ilk somut karargahını ağustos ayında resmen açtı. Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da açılan Temsilcilik Ofisi ve Karşılama Noktası, sanal vatandaşların artık fiziksel olarak gidebilecekleri, kartvizit bastırabilecekleri ve masasına oturabilecekleri ilk resmi mekanları oldu.