IMAX salonlarının VIP locası Gökçeada’nın yanı başında

Christopher Nolan’ın dev perdelerini bir kenara bırakın. Poseidon, Truva’nın çöküşünü binlerce yıl önce Semadirek’in 1.611 metrelik zirvesinden naklen izlemişti. İşte antik çağın ilk VIP locasının hikayesi

Dünyanın en iyi IMAX salonlarından birine (ki sayısı oldukça az) gitmeyi başarıp, tam ortadaki koltuğa oturduğunuzda, kendinizi VIP hissediyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Christopher Nolan bizi dev perdelerin ve göğüs kafesimizde hissettiğimiz ses sistemlerinin karşısına dizerken; bu “seyir zevki” işini ondan binlerce yıl önce çözen biri vardı.

Yönetmenin servet harcadığı o gazap dolu deniz fırtınalarını, Odysseus’un 10 yıllık perişanlığını ve Truva’nın çöküşünü canlı yayında izleyen esas VIP seyirci Poseidon’du.

Üstelik o önü kapanmaz ilahi loca öyle uzaklarda falan değil; burnumuzun dibinde, Gökçeada’nın hemen karşısında!

Ege’nin mavilikleri ortasında dimdik yükselen Samothraki’yi sıradan bir komşu ada sanmayın; burası mitoloji tarihinin en kanlı, en yüksek bütçeli dramalarının ilk reji koltuğu!

Zira, Tanrıların kralı Zeus, Kaz Dağları’na kurulup Truva Savaşı’na tanrısal müdahaleyi yasakladığında, denizlerin hırçın patronu Poseidon pes etmemişti. Olimpos’un tüm hiyerarşisini baypas ederek savaşı daha iyi görebilmek için kendine daha iyi bir açı arayan tanrı, Gökçeada’nın hemen karşısındaki Samothraki Adası’nın 1.611 metrelik karlı dağına tırmandı.

Sırtını kayalıklara yasladığında karşısındaki manzarada Çanakkale Boğazı, Truva ovaları, Bozcaada ve tam ön planda bir kalkan gibi duran Gökçeada vardı.

Poseidon’un kesintisiz bir IMAX deneyimi için burayı tercih etmesi bir tesadüf değil. Çünkü Samothraki’nin kelime anlamı ‘Trakya’nın en yükseği’ demek. Adanın Türkçeye uydurulmuş olan Semadirek ismi de bu yüzden ayrıca güzeldir.

Fotoğraf: Berna Abik

Bu noktada araya minik bir “mitoloji magazini” sıkıştıralım. Homeros’un Odysseia ve İlyada destanları genelde aynı çuvala atılır ama aralarında dağlar kadar fark vardır. İlyada Truva Savaşı’nın o en gerilimli, en kanlı günlerini anlatırken, Odysseia ise bir spin-off yol hikayesi.

Kısacası; İlyada Poseidon’un Samothraki zirvesinden canlı izlediği o kanlı Truva Savaşı’nın, Odysseia ise Poseidon’u çıldırtan bir adamın eve dönüşteki akıl sağlığını koruma ve hayatta kalma mücadelesinin anlatımıdır.

İşte bu yüzden Samothraki, antik dünyada sadece Poseidon’un IMAX locası değil, o ilahi yönetmenin gazabından sağ çıkmak isteyenlerin de sığınağıydı. Adadaki Kabir Kutsal Alanı, denizcileri fırtınalardan koruduğuna inanılan gizemli “Ulu Tanrılar”a ev sahipliği yapıyordu. Ege’nin hırçın sularında Odysseus’un o hazin kaderini paylaşmak istemeyen her denizci, yola çıkmadan önce Samothraki’ye gelir, bu büyük prodüksiyonda kurban olmamak için adaklar adardı.

Gökçeada’ya yolunuz düştüğünde rüzgarlı bir sahilde oturup başınızı tam karşıya, Semadirek’in heybetli siluetine doğru kaldırdığınızda IMAX’in atasını göreceksiniz, sakın şaşırmayın!